ŞEKER PORTAKALI
Ay Ay Ay yok değil, Portakal yada Zeze, Minguinho da olabilir yahut Gloria ve ya Edmundo dayı. Hayır hayır hiç biri değil. En iyisi Portugam ve Sivsinek olacak, birde Mangaratiba.
Ağlar mısın güler misin ? Bir çocuk henüz altı yaşına girmemiş, günde üç öğün dayak yiyen, hayalleriyle yaşamaya çalışan, bir minik yürek; bir minik çocuk.
Ah Xururuquinhamız, Ah haylazlıkları ve fikirleriyle insanı hayrete düşüren çocuk, bir süreliğine sen oldum. Ve sen olmak ne kadar da zordu, henüz beş yaşında olmak, fakirlikle yoğrulmak, hiç sevgi görmemek, her gün dayak yemek ve her şeye rağmen hayal ederek kovboy filmlerinin ana karakterleriyle birlikte at koşturmak. Her şeyi unutarak bunu yapmak. Her şeyi unutmaya çalışmak...
Ah Gum, Ve senin bir tanecik dostun Portakizli ,gülümsemesiyle yeryüzünün geri kalan bölümünde ki bütün eksikleri dolduran adam. Tüm sevgisini öz oğlu gibi Zezeye veren adam. Zeze ki sevgiyi yalnızca Portugamında bulan. Ve dünyadaki en zor imtihanı yaşayan, en sevdiği insanı sonsuza uğurlayan .
Dostluğunuzu okurken yüzüm tebessümlerle doldu. Fakat sizin acınız benim de içimde dolduracak bir yer buldu. Dolduracak bir acı. Ve işte o zaman Sivrisineğinle el ele tutuşup gökyüzüne ulaşmak istedim. Belki bulurduk seni ve kaybettiklerimizi.
Yine acı damağımızda kalan son tad oldu. Dünyanın gerçekleri acıydı. Acılar büyütürdü insanı . Ve büyüyen insan gerçeklerle daha çok baş başa kalırdı.
İşte sende minik Zeze , Xururuncanıda Portugamınıda gerçeklerde kaybettin. Yine bir çoğumuz da gerçeklerde kaybettik sevdiklerimizi.
Ey altın kalpli çocuk, hep güneşin doğsun içine, Glorianın elini, Edmundo dayının kucağını, Luisin hayallerini bırakma. Çünkü onları da bırakırsan tutunacak bir ipin kalmayacak dünyaya.
Cümlelerime şu sözle son veriyorum. ‘Gerçekler Acıdır .’ :(
2 ve 3. sünü almam diye düşünmüştüm ama kararım değişmeye çok yatkın. :D
Diyeceksiniz ki;
-Senin bu isimlerle dolu yazını nasıl anlayalım? Kitap hakkında nasıl bir düşünceye varalım?
-Bilmiyorum ama okuyun pişman olmazsınız. :D
ALINTILAR:
•"Sorun
şu,dayıcığım: Çok küçükken,içimde şarkı söyleyen bir kuş olduğunu
sanırdım."
"Eh,insanın böyle bir kuşa sahip olması
harika bir şey.
"Anlamadınız.Artık kuşuma pek inanmıyorum.Ancak içimden konuştuğum ve kendi içimi gördüğüm zaman oldu bu değişiklik.
Durumu kavradı ve şaşkınlığıma güldü:
"Açıklayayım,Zeze.Bu değişimin ne olduğunu biliyor musun?Büyümektesin demektir.İnsan büyüdü mü böyle olur. Yani bilinçlenir.İçindeki,o konuşan ve gören şeye 'bilinç' denir.Yakında sahip olacağını söylediğim 'o şey'e bir gün insanı götüren de bilincidir."
"Olgunluk çağına mı?"
"Güzel,iyi aklında tutmuşsun.İşte o geldi mi,olağanüstü bir şey olur.Bilinç büyür,büyür ve başımızla yüreğimizi doldurur.Gözlerimizle ve yaptığımızla her şeyde kendini gösterir."
‘’Anlıyorum. Ya kuş ? ‘’
‘’Kuş Ulu Tanrı tarafından küçük çocukların, nesneleri keşfetmelerine yardımcı olmak için yaratılmıştır. Gereği kalmayınca, çocuk, kuşu Ulu Tanrı’ya geri verir. Ulu Tanrı da kuşu, senin gibi akıllı olan başka bir çocuğun içine yerleştirir. Güzel, değil mi?”
Güldüm bilincim olduğu için mutluydum.
*Sayfa: 66,67
"Anlamadınız.Artık kuşuma pek inanmıyorum.Ancak içimden konuştuğum ve kendi içimi gördüğüm zaman oldu bu değişiklik.
Durumu kavradı ve şaşkınlığıma güldü:
"Açıklayayım,Zeze.Bu değişimin ne olduğunu biliyor musun?Büyümektesin demektir.İnsan büyüdü mü böyle olur. Yani bilinçlenir.İçindeki,o konuşan ve gören şeye 'bilinç' denir.Yakında sahip olacağını söylediğim 'o şey'e bir gün insanı götüren de bilincidir."
"Olgunluk çağına mı?"
"Güzel,iyi aklında tutmuşsun.İşte o geldi mi,olağanüstü bir şey olur.Bilinç büyür,büyür ve başımızla yüreğimizi doldurur.Gözlerimizle ve yaptığımızla her şeyde kendini gösterir."
‘’Anlıyorum. Ya kuş ? ‘’
‘’Kuş Ulu Tanrı tarafından küçük çocukların, nesneleri keşfetmelerine yardımcı olmak için yaratılmıştır. Gereği kalmayınca, çocuk, kuşu Ulu Tanrı’ya geri verir. Ulu Tanrı da kuşu, senin gibi akıllı olan başka bir çocuğun içine yerleştirir. Güzel, değil mi?”
Güldüm bilincim olduğu için mutluydum.
*Sayfa: 66,67
•Benim olan her şey senin. İki büyük dost arasında olduğu gibi.
Sayfa:123
•Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek.
Sayfa:145
•Her şeyi severim. Evde yiyecek bir şey bulduğumuz zaman sevmeyi
öğrendik.
Sayfa:147
•Çünkü sevgisiz hayatın hiçbir anlamı yok.
Sayfa:182
-M
Arka Fonda naif bir şey çalsın istersen... :)
Yorumlar
Yorum Gönder