SARNIÇ
Sait Faik ABASIYANIK. Okuduğum ilk kitabıydı. Onun öykülerinde insan sanki olayları yaşıyor, olayların bizzat içindeymiş gibi hissediyor. Her bir öyküsünde farklı olay, farklı kişiler, farklı mekanlar tercih etmiş.
Sait Faik öykülerinde tam merak uyandıran kısımlarda bıraktığı olmuş, öykünün sonunda bu kadar mıydı yaa dediğim oldu.
Öykülerinde güzel şeylere değinmiş ve bazı öykülerinde, öykü bitince şöyle bir düşününce ne anlatmak istemiş anlıyoruz.
Sait Faik okumalı mıyız? Bence bir tane bile olsa okumalıyız.:)
Bir kaç tane de alıntı bırakayım:
• ''Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalınyorduk.'' / Sayfa1
•''Bu dünya insan için kafiydi. Bu dünyada insan en büyük, en güzel, en bahtiyar olacak mahluktu. O halde niçin sokakta çıplak çocuklar, aç gezenler, işsiz delikanlılar,titreşen köylüler, yalnız namazlarını ve torunlarını seven ihtiyarlar vardı?'' / Sayfa6
•''Rüzgar bir sesi bir sese vardırmak için sinek, böcek, toz, bulut olmuş, telefonlaşmıştı.'' / Sayfa16
•''-İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır. Bakın bu çay bile aslının göl olduğunu unutmuyor. Suları bir göl suyu gibi ılık ve sessiz. Sanki bir göl gibi sakin, sanki bir göl gibi akmıyor. Tabiat bile aslını unutmutyor, görüyon a!'' / Sayfa23
•''O kadar güzel bir ay vardı ki gökyüzünde. İnsanın içine ay aleminin acayipliği çöküyordu. İnsan kendi kendine orada olsak, diyordu, ayın içinde...'' / Sayfa40
•''Otobüsün camına kafasını dayadı. Yine hayal etti. Hayal etmek kadar güzel şey yoktu. İnsanı yapan eden hayal etmekti.'' / Sayfa96
Bu kitabı bana armağan zarif düşünceli dostuma çok teşekkür ediyorum.:)
-VESSELAM^_^
-R

Yorumlar
Yorum Gönder