BİLİM TARİHİ SOHBETLERİ
Bu kitaba karşı da ön yargılıydım. Okumam gerektiğini biliyor, bir
türlü ‘Bismillah’ diyemiyordum. Oysaki Güzel olduğunu duymuştum. Sonra elime
aldım ve okudum...
Kitap hiç duymadığım bilgiler kapsıyordu. Mesela:
Müslümanlar birçok şeyi bulmuş, fakat ileriki nesillere
ulaştıramamışlar. Yazılan eserler, kaybolmuş ya da başka uyruklar tarafından,
kendilerinin yazdığı bir eser gibi yansıtılmış.
Başka örneklerle:
Müslüman olmayan insanlar dahi, kendi aleyhlerine olmasına rağmen,
İslam bilim tarihine yönelik araştırmalar yapmış, kenara atılamayacak
eserler bırakmışlar.
Geçmiş yıllarda Fuat Sezginin çalışmaları ülkemizde
desteklenmemiş. Üstüne üstlük çalıştığı üniversiteden de açığa alınmış.
Hâl böyle olunca, Sezgin, Almanya’ya gitmiş ve Allah’ın lütfuyla orada ona
kapılar açılmış.
Bu olay bir kez daha, ülkemizin geçmiş yıllardaki siyasetinin
yanlışlığını ve neden gelişemediğimizi, ortaya koymakta. Son yıllarda bu
durum değişmiş. Devletimiz Fuat bey’i açıkça desteklemiş. Çok şükür.
Bir gün, hocası Sezgin’e günde kaç saat çalıştığını soruyor.
Fuat Bey 13, 14 saat deyince, hocanın yüzü buruşuyor. Bu tempoyla bilim insanı
olamazsın; diyor. Fuat Bey işte o günden bu yana, her gün 17 saat çalışıyormuş.
Fakat yaşımdan sebebiyetle son zamanlarda tempom biraz düştü, demiş
söyleşisinde.
Biz ise kendimizi çalışıyoruz, diye avutuyoruz.
Fuat Sezgin 60 ülkenin kütüphanelerini gezdiğini söylüyor. 27 dil
bildiği söyleniyor. Birçok tarihi alet yapıp, müzeler kuruyor. Onlarca kitap
yazıyor.
Bizlere ise ben ne yapıyorum? Sorusunu sormaya yöneltiyor. Bol bol...
Fuat Sezgin, Arapça öğrenimi sırasında, (bu süre 6 ay) 30 ciltlik
Taberani Tefsirini çevirerek, okuduğunu söylüyor. Bizlerse bugün tefsirleri
çevirilerden bile okumuyoruz.
Sıkça dile getiriyor, ‘Türkler artık şu aşağılık duygusundan
kurtulmalı...’
Aşağılık duygusundan kurtulmalı, aslımıza dönmeli, İslam ile
yücelmeliyiz...
Çünkü Sezgin Beyin de dediği gibi ‘Din geriliğimizin sebebi
değildir.’ Din bizi destekler. Bize yol açar. Bilimi yalnız bilim olarak kabul
eder.
İşte bu yüzden geriye dönüp baktığımızda, bir İslamda bilim tarihi
görebiliyor. Son yüz yılda bilim tarihi göremiyoruz.
Biz ne zaman İslam’a gerekli hassasiyeti göstermeyi, bıraktık. O
zaman, İslam’ın getirdiği tüm güzel şeyleri de geride bıraktık.
Fuat Sezgin’e sıkça sorulan bir soru; ‘‘İslam dünyası eskiden bu
denli ileride iken, şimdi neden bu halde?’’
Sezgin bu sorunun cevabına arka sayfalarda, farklı yönleriyle birlikte,
özellikle değinmiş.
Fuat Sezgin ömrünü en güzel şekilde tamamladı. Mekânı cennet olsun.
Geride bir çok eser ve büyük bir önderlik bıraktı. Rabbim bizlere peşi
sıra gitmeyi, nasip etsin.
Allah, Fuat Sezginden ve onu tanımamızda emeği geçen Sefer Turandan, razı
olsun...
Benim, kitaptan buraya aktardıklarım, deryadan ancak bir damla olur.
Alın ve okuyun isterim.
Vesselam
-M
•Eğer âlimleri yöneticilerin kapısında görürseniz; o âlimler ne kötü
âlimdir, o yöneticiler ne kötü yöneticidir.
Eğer yöneticileri âlimlerin kapısında görürseniz; o yöneticiler ne
güzel yöneticidir, o alimler de ne güzel alimdir.
Sayfa: 11
•Almanlar aslında Türklerden çok daha iyi biliyorlar, Müslümanları. Ama
buna rağmen inkâr edenlerin sayısı da çok. Bundan 14 ay evvel Alman
televizyonlarından biri “dünyanın mucizeleri” adlı bir programda bizim müzenin
30 dakikalık kısa bir filmini yaptı. Programın yapımcısı bu programdan dolayı
ölüm tehditleri aldı.
Sayfa: 42
•Yazar gelecek kaygısı gütmediğine, rızkı veren Allah olduğuna dair, bir
şeyler söyler. “Ben ateistim, Allah’a inanmıyorum. Fakat bu kadar inanan bir
insana, ne kadar gıpta ediyorum.”
Sayfa: 66
•Cabir ibn-i Hayyan, 700 harflik bir alfabe yapıyor. Niye biliyor musunuz?
Bütün hayvanların seslerini ifade edebilmek için. Böyle müthiş bir insan...”
Sayfa: 81
•Fuat Sezginden gençlere öneriler:
“~Züht, dünyanın nimetlerinden ferâgat edebilmek.
~Sabrun cemil, tatlı sabır.
~Allah korkusu, Allah’ın bütün hareketlerimizi kontrol altında tuttuğunu,
bilme şuuru.
~Masa başında oturun ve okuyun.
...Yani okuyan ,yazan, düşünen bir millet olmalıyız...”
Sayfa: 84,85
•Evren bütün değişimlerine rağmen bir düzen ve bütün ayrıntılarına rağmen
bir ahenk içindedir.
İbnü’l Heysem
Sayfa: 165
Yorumlar
Yorum Gönder