Kayıtlar

HAVADA BULUT-SAİT FAİK ABASIYANIK

Resim
Yazarı:Sait Faik Abasıyanık Yayınevi:Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa sayısı:125 Selamun aleyküm.Sait Faik'ten okuduğum ilk kitapla geldim.Güzel miydi?Güzel olan çok yönü vardı,kötü olan da...Beklentimi tam karşılamadı diyebilirim. Yazarın kalemi akıcı,anlaşılır.Birbirine bağlı hikayelerden oluşuyor .Okurken rahatça kitabın dünyasına girebiliyor ve bu dünyadan soyutlanabiliyorsunuz.İşte kitabın dünyasında neler oluyor? Şöyle ki ilk olarak köpeğiyle konuşan hayattaki tek dayanağı o olan bir adam karşılıyor bizi.Kitap bu adamın hayatından bahsettikten sonra onun defterindeki yazılarına,anılarına odaklanıyor ve kitap karmaşıklaşıyor ve az biraz sıkıyor.Bazı karakterlerin üzerinde gereksizce fazla durmuş olması ve köpekli adamın okurken utandığım bazı söz ve arzuları beni gerdi. Bunun dışında yazarın kalemi,üslubu gerçekten harika. Şu bilgiyi de ekleyeyim;Sait Faik kitaba aslında "Kovada Bulut"ismini vermiş fakat kitabın basılacağı yayınevinin kurucusu...

GÖĞE ASILI DENEME / Bir Küçük Dev

Resim
Gözlerinizi dört açın ve etrafınıza bakın iyice bakın. Saymın size bu defa küçük ve çok sayıda olan bir gereçten bahsediyor.   Evet, evet. Oldukça sivri ama parkta kıvrılarak kayılan kaydırak gibi; farkında olmasakta bizim en büyük hizmetkârlarımızdan biri;  bu eşya.      Her gün sizin yükünüzü taşıyan koltukta, kitaplarınızı emanet ettiğiniz raflarda. Elektronik eşyalarınızı çalıştırdığınız fiş girişinde, haa durun elektronik eşyalarınızın ta kendisinde. Sağım solum sobe, yok yok vida vida…  O habersizce güvendiğimiz, ufak diye görmediğimiz,  fakat şu teknoloji çağı denilen günümüzde bile, her şeyden vazgeçip ondan vazgeçemediğimiz;  saygı duyulması gereken malzemedir.   Vida parçaları bir araya getirip, bütünleştirir. Hepimizin bildiği gibi, kültürümüzde birliktelik büyük öneme sahiptir. Aileler bir aradayken saadet bulur. Komşular birlikteyken işlerin nasıl bittiğini bilemez. Birlik dirliktir, güvendir. Bu birliği de gönü...

SARNIÇ

Resim
                       Sait Faik ABASIYANIK. Okuduğum ilk kitabıydı. Onun öykülerinde insan sanki olayları yaşıyor, olayların bizzat içindeymiş gibi hissediyor. Her bir öyküsünde farklı olay, farklı kişiler, farklı mekanlar tercih etmiş.        Sait Faik öykülerinde tam merak uyandıran kısımlarda bıraktığı olmuş, öykünün sonunda  bu kadar mıydı yaa dediğim oldu.       Öykülerinde güzel şeylere değinmiş ve bazı öykülerinde, öykü bitince şöyle bir düşününce ne anlatmak istemiş anlıyoruz.        Sait Faik okumalı mıyız? Bence bir tane bile olsa okumalıyız.:)              Bir kaç tane de alıntı bırakayım:         • ''Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalınyord...

UÇURTMA AVCISI

Resim
         Ve muhteşem bir dostluğun adıydı; Hasan ve Emir. Uçurtma dostluğu...           Ah masum çocukluk; hep çocuk kalsalardı, ayrılıklar ve kötüler olmasaydı ama kaderdi işte...           Her bölümde ayrı bir heyecan ve duygu yüklü kitaptı. Okurken insan zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor. Kitap gerçekten çok sürükleyici.             Son zamanlarda okuduğum en iyi romandı, kesinlikle tavsiye ederim. Dostluğun, kardeşliğin, ihanetin, sadakatın, düvenin adıydı Uçurtma Avcısı. Aynı zamanda Afganistan'ın da nasıl aşama aşama yok edilişinin adıydı.             Khaled Hosseını yani yazarın adının okunuşunun Halid Hüseyin olduğunu bilin istedim.:)             (Kitap hakkında daha fazla bilgi veremezdim çünkü kitap roman olduğu için bir başlasam anlatmaya hepsini anlatabilirim ben, heyecanı falan kalmaz size....

BİLİM TARİHİ SOHBETLERİ

Resim
  Bu kitaba karşı da ön yargılıydım . Okumam gerektiğini biliyor, bir türlü ‘Bismillah’ diyemiyordum. Oysaki Güzel olduğunu duymuştum. Sonra elime aldım ve okudum... Kitap hiç duymadığım bilgiler kapsıyordu. Mesela:  Müslümanlar birçok şeyi bulmuş, fakat ileriki nesillere ulaştıramamışlar. Yazılan eserler, kaybolmuş ya da başka uyruklar tarafından, kendilerinin yazdığı bir eser gibi yansıtılmış. Başka  örneklerle:  Müslüman olmayan insanlar dahi, kendi aleyhlerine olmasına rağmen,  İslam bilim tarihine yönelik araştırmalar yapmış, kenara atılamayacak eserler bırakmışlar.   Geçmiş yıllarda Fuat Sezginin çalışmaları ülkemizde  desteklenmemiş. Üstüne üstlük çalıştığı üniversiteden de açığa alınmış. Hâl böyle olunca, Sezgin, Almanya’ya gitmiş ve Allah’ın lütfuyla orada ona kapılar açılmış.  Bu olay bir kez daha, ülkemizin geçmiş yıllardaki siyasetinin yanlışlığını ve neden gelişemediğimizi,  ortaya koymakta. Son yıllarda ...

SON KUŞLAR

Resim
   Sait Faik okumalıydım. Eğer öykü yazmak istiyorsam, ilkleri, en iyileri okumalı; bir üslup, bir yöntem kapmalı; hikâye nedir anlamalıydım. Fakat sorun şu ki hikâye yazma serüvenim yerinde sayıyordu. Bir şekilde yazdığım bir kaçı ise taslak halinde kalıyordu... Neyse...  :(    Kitabın 3/4'ü balıkçılarla, balıklarla, denizle, kayıkla falan ilgiliydi. Hatta bu ögeler öyle profesyonel yansıtılmış ki, ben okurken acaba Sait Faik balıkçı mıdır? Diye düşündüm. Ama Google’dan yaptığım, kısa süreli araştırmalarım sayesinde edindiğim bilgilere göre( :D ), balıkçı değildi. Fakat balık tutmaya karşı ilgisi vardı. Bir arkadaşının sandalı ile arada açılırdı… İşte böyle…     Yazar bazı kısımlarda kendini okurla buluşturmuş. Kurgu tartışması yaparcasına yahut muhabbet edercesine yazmış. İşte bu kısımları çok sevdim. Zaten öykülerin bu tarz kısımlarını hep çok severim. Yaşasın, öyküde okur ile yazarı bir araya getirme sanatı.(Bu yöntemin adını ya da ad...

VİCDAN SIZLAR

Resim
  Öncelikle neden kitap kapağında ki özel isimler ,küçük harflerle yazıldı.? :D Haklısınız, farklı olmuş. Tıpkı kitabın başlığı ve yazarın kalemi gibi; farklı.    Güray Süngüyü yazabilmek için Güray Süngü gibi düşünebilmek, en azından kendine bir Güray Süngü ortamı oluşturabilmek gerekiyor.  Ama yok ben şuan bu ikisinden de münezzehim :D   Belki biri size bu tarz öyküler yazıp getirse ne bu öykü mü , günlük mü, uydurukça cümleler kurmuşsun, konuların gereksiz derecede kurgusal, falan dersiniz.   Öyle de değil hani. Uydurukça gibi hissetiriyor. Fakat yazar bu ilginç yönünü öyle güzel yansıtmış ki, yazının seviyesini düşürmenin aksine yükseltiyor. Vay dedirttiriyor. tebessüm ettiriyor. Bu nasıl bir kelime oyunu,diye düşündürüyor. Süngünün kaleminde...   Ben normal okumalarımda kitabın yalnız altını çizer,çok gerekli görürsem yanına ufacık notlar alırım. Fakat bu kitap başka bir âlem. Hâl böyle olunca, işaretlemelerimin yanına bir kah...