VİCDAN SIZLAR


 Öncelikle neden kitap kapağında ki özel isimler ,küçük harflerle yazıldı.?:D Haklısınız, farklı olmuş. Tıpkı kitabın başlığı ve yazarın kalemi gibi; farklı.

  Güray Süngüyü yazabilmek için Güray Süngü gibi düşünebilmek, en azından kendine bir Güray Süngü ortamı oluşturabilmek gerekiyor.
 Ama yok ben şuan bu ikisinden de münezzehim :D

  Belki biri size bu tarz öyküler yazıp getirse ne bu öykü mü , günlük mü, uydurukça cümleler kurmuşsun, konuların gereksiz derecede kurgusal, falan dersiniz.
  Öyle de değil hani. Uydurukça gibi hissetiriyor. Fakat yazar bu ilginç yönünü öyle güzel yansıtmış ki, yazının seviyesini düşürmenin aksine yükseltiyor. Vay dedirttiriyor. tebessüm ettiriyor. Bu nasıl bir kelime oyunu,diye düşündürüyor. Süngünün kaleminde...

  Ben normal okumalarımda kitabın yalnız altını çizer,çok gerekli görürsem yanına ufacık notlar alırım. Fakat bu kitap başka bir âlem. Hâl böyle olunca, işaretlemelerimin yanına bir kahkaha emojisi çizmek de, bu kitapla beraber peydah oldu...

  Öyküler bir çok şey anlatıyor alt yapıda. Tabi bu bir tarih yada eleştiri kitabı olmadığından, karakterlerle ve bambaşka olaylarla birleştirilerek aktarıldığından , ilk bakışta anlamak biraz güç oluyor asıl meseleyi. Bu yüzdendir ki düşünmeye sevk ediyor, aklında yer ediyor insanın.
  En güzel noktalarından biri de bu, okunup kenara atılan bomboş öykülerden olmaması.
   Günümüzde ise çoğumuz düşünülmesi, üzerinde kafa yorulup, bir şeyler yapılması gereken meseleleri değilde İnstagram’daki takipçi sayılarını, Yotube’da yeni yayınlanan videoları, Musically’deki playbackleri, ve daha da lüzumsuz şeyleri düşünüyoruz.
 Bunları düşündükçe lüzumsuzlaşıyor, sapıtıyor, merhametsizleşiyor, vicdansızlaşıyoruz.
 Birilerinin ise vicdanını sızlatıyor, belini çatırdatıyoruz.

  Kitaptan aklımda kalıveren bir öyküyü sizinle paylaşacaktım ama yoğunlaşınca, bir çok öykü geldi hatırıma. Benim zihnimde en uzun ömürlü kalacak olan ise, Enfes, Absürt, bir o kadarda üzerinde düşünülmesi gereken; ‘Alışılmadık Bir Mülteci Hikâyesi’ isimli öyküdür. Diğer bir kaçı ise ‘Cana Kıymık’ ve ‘Dil Yarası’ öyküleridir.

Eğer hâla bu güzel eser kitaplığında yoksa, rafında büyük bir gedik var demektir. :D

Gülümseyiniz, bu başlıktan elimi ayağımı çekiyorum... :)

 

 ALINTILAR:

 •Sonuçta kazanan savaş olmuş. Savaşı kazanan ise olmamış. Zaten savaşları savaşlar kazanırmış. Bu yüzden savaşın kazananı olmazmış.
Vizdan Sızlar / sayfa:9

•Sınırlar yapay, çoğrafyalar gerçektir.
Vicdan Sızlar / sayfa:10

•’’Var mısın yok yere ağlamaya.’’ İsmet Özel
(Onlar bilmezler şiir.)
Hasarla Beslenen / sayfa:24

•’’Birbirlerini boğazlayınca hepsinden aynı renk kan akacak değil mi?’’ dedim.
Evvel Ahir Batın Zahir / sayfa:61*


*İz Yayıncılığın 2. baskısına göre.

Yorumlar

  1. Çok güzel bir yorum olmuş tebrikler..

    YanıtlaSil
  2. Peygamberimiz sav buyurmusAllahin yarattiklarina acimayana Allah ta acimaz.
    Bu hadisi hic unutmamak lazim degil mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki, merhamet etmeyene merhamet edilmez :) :)

      Sil
  3. dil yarası kısmı kafamı baya bir kariştırdı pek çok farklı şey düşündüm .Siz nasıl yorumlarsınız o kısmı merak ile bekliyorum .i

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

SON KUŞLAR

İMGE,GERÇEKLİK VE KÜLTÜR

SARNIÇ